Farklı Bir CV:)

İş hayatım boyunca birçok kez CV hazırladım. Onlarca ‘nasıl CV yazılır’ makalesi okudum. Bu kalıpların dışında bir CV oluşturacağım ise hiç aklıma gelmemişti. Klasik iş başvurularınızda buradaki formatı kullanmamanız dileğiyle 🙂

Karasal ikliminin en başat günlerinden birinde, Kasım ayında, halen ismini duyduğumda sokak kokularını, kendi meyvesinin ağırlığını taşıyamayan ağaçlarla uçsuz bucaksız kayısı bahçelerini, geniş ailelerini, kocaman sofralarını, harika yemeklerini, bayramlarda bitmeyen akraba ve komşu ziyaretlerini, ilkokul öğretmenimi, çocukluk arkadaşlarımı, Anadolu’nun ne demek olduğunu hatırladığım eşsiz kent Malatya’da dünyaya gelmişim… Kasım ayının onuncu gününde, akşam saat dokuzu beş geçe doğunca, ailemin adımı ‘Kemal’ koyalım düşüncesine, doktor bey ‘bu anı onun için unutulmaz yapalım, adını Mustafa Kemal koyalım’ diyor ve Mustafa Kemal Baştürk ismiyle hayattan ilk nefesi alıyorum…

Çocukluğuma dair en belirgin hatırladığım şey pilot olmaktı aslında. Bir havacılık hayali süslüyordu kariyer planlarımı. Sadece büyük babamın bir vasiyeti miydi beni böyle bir rüyaya çeken bilmiyorum ama hayallerimde halen göklerde süzülen bir uçağı yönetmek var. Yapacağım bunu!

İlk ve ortaokulu bitirince İstanbul’a ilk geldiğimde gözümdeki sahne; Cennet Mahallesinden inerken Küçükçekmece Gölü ve Marmara Denizinin birleştiği manzaraydı. İnanılmaz bir görüntü olarak kafama nakşetti ve ne zaman oradan geçsem, o ana tekrar savruluyorum, İstanbul’un başka bir dünya olduğunu, ne kadar farklı olduğunu, renkli, kucaklayıcı, karmaşık, duygulu ve hissiz, buluşturan ve ayıran, zengin ve yoksul, eski ve yeni, hem Asya hem Avrupa olduğunu o an anlamıştım aslında. Ve bazen bir mazoşizme kayan bir İstanbul sevgisi çoktan başlamıştı içimde…

Üniversiteye geldiğimde mezun olunca ne yapacağımı bilmediğim bir bölümü kazandım ve yeni bir pencere açıldı hayatıma. Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi, heybetli ismiyle gayet ciddi bir duruş sergiliyordu, ama inanın ilk girdiğimde ne yapacağımı bilmiyordum bu bölümden mezun olunca. Ama hayat benim için bir plan yapmıştı. İlk dersimizde sosyoloji hocamızın ‘bir meslek edinmek için buraya geldiyseniz bu okulu hemen bırakın’ telkini yeni bir boyut taşıdı kariyerime. Evet, üniversite meslek edinmek için gidilmesi gereken bir yer değil, umursuzca dönüp duran dünyayı anlamak için takip edilmesi gereken kocaman bir kaynaktı aslında. ‘Üniverse’ kelimesi de oradan geliyor olmalıydı… Çok sevdim okulumu, tarih, sosyoloji, ekonomi, hukuk, kısacası her şeyden ‘biraz’ tam bana göreydi.

Okulum bitmeden iki ay önce çalışmaya başlayacağım işyeri ile sözleşme imzalamıştım bile. Zira kaybedecek zaman tanımıyordu hayat şartları. Katıldığım ilk işe alım grup mülakatını şu an, an be an hatırlayabiliyorum. Üniversite sonrası o dönemin en fiyakalı işlerinden biriyle başlamıştım iş hayatıma; Management Trainee olarak Pamukbank T.A.Ş. ‘de görev alıyordum. Tam 3 yıl finans sektöründe çalıştıktan sonra meşhur 2001 ekonomik kriziyle adeta kaçtım finans sektöründen.

Askerlik sonrası tam 10 yıl bir hazır giyim firmasında tekstil atölyelerinde ihracat yüklemesi için sabahladığım da oldu, global giyim firmalarının merkezlerinde heyecan dolu ziyaretlerim de . Dokuma, örme, triko her türlü hazır giyim üretim tecrübeleri sonrası perakende ile tanıştım. Hayatımda çok büyük yeri olan o zamanki sevgili patronlarımın yarattığı markayı hem Türkiye’ye taşımak, hem de uluslararası piyasalara tanıtmaktı yeni misyonum. Anadolu’da üç gün içinde altı farklı şehri gezdiğim de oldu, sabah dört saatlik uçuş sonrası 08:00 de Moskova’ya inip, akşam 21:00 uçağıyla geri döndüğümde….. Depoda ürün ayrıştırdığım da oldu, ülkenin en büyük AVM kiralama ve yönetim firmalarıyla masaya oturduğumda…

Bu arada grup firmamızın Bodrum Güllük’te ürettiği çiftlik balıklarının satışı için sabah 05:00’da o zaman Zeytinburnu’ndaki Balık Halini ziyaretimi ve aynı gün koşa koşa Nişantaşı’nda bulunan bayan giyim mağazamızdaki gazetecilerle röportaja gittiğim günü ise hiç unutamıyorum…

Sonra 2013 yılında mağazacılıktan masanın diğer tarafına, AVM yönetimine, geçtim. Ankara’da, İstanbul’da AVM yönetimlerinde bulundum.  Dünyanın AVM yönetim sektöründeki en köklü firmalarından birinde öğrendiklerimi, Türkiye’nin en önde gelen avmlerindeki tecrübelerimle harmanlama imkanım olmuştu. Arada bir Afyonkarahisar tecrübemle Anadolu sıcaklığını ve samimiyetini tekrar tattım. Anadolu’nun tam göbeğindeki bu şehri ben çok sevdim, sağ olsunlar onlar da beni çok sevdi. Sevgiler Afyon…

Sonra bir ara eğlence sektörüne kaydı kariyerim. Türkiye’nin ilk tema parkı Vialand’ın Operasyon Direktörlüğü harika bir deneyimdi. Yüzlerce kişiyi yönetmek, binlerce kişiye kahkahalar attırmak, adrenalinleri tavan yapmak, tansiyon sınırlarını yoklamak eşsiz bir duygu. Bugünlerin en fiyakalı pazarlama terimi ‘deneyim’ kelimesini içselleştirdiğim bir süreç oldu tema park tecrübem. Bugün ise aynı gruba ait İsfanbul Alışveriş Merkezinde Yönetim Direktörü olarak görev almaya çok güçlü bir ekiple devam ediyorum. Ekibime buradan sevgilerimi gönderiyorum…

Arada atladığım bir günlük iş deneyimlerim, efsane şahsi girişimcilik başarısızlıklarım da var. Çokça da hatalarım var açıkçası iş hayatımda. Ama hatalarımı en büyük öğretmenlerim olarak gördüm. Tavsiye ederim.. 

Bu CV’nin farklı bir versiyonu da bu linkte:))

3 thoughts on “Farklı Bir CV:)

Leave a reply to kemalbasturk Cancel reply